Tarihçe
İlk olarak Nazi Almanyası’nın Hanomag şirketi tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasında tasarlanmış ve imal edilmiş bir zırhlı muharebe aracıdır. Bu araçlardan savaş boyunca 15,000′den fazla üretilmiştir.

Bu aracın erken üretim modelleri 1′inci Panzer Tümeni’ne 1939 yılında verildi. Aracın pek çok çeşidi olan dört ana modeli (A – D) vardı. Temel düşünce, bir piyade mangasını düşman hafif silah ve topçu ateşinin bir kısmına karşı koruyarak savaş alanına ulaştırmak için bir aracın kullanılmasıydı. Aracın üstünün açık olması personelin özellikle havada paralanan mühimmata karşı hala hassas olduğu anlamına geliyordu.

İlk iki model az sayıda üretilmiştir. C modeli, daha fazla üretilmiş fakat hafif silah ateşinden makul bir koruma sağlaması için yapılan çok açılı kaplamalar bu modeli üretim için oldukça karmaşık bir araç haline getirmiştir. D versiyonu daha basit tasarımlıdır ve kolayca tek parça, eğik, düz arka kapıları ile tanınabilir.

Aracın arazide görev yapması için tasarlanmasına rağmen ön tekerleklerinin çekiş gücüne katılamayış olmaması sebebiyle bazı yetersizlikleri vardır.

Standart personel taşıyıcı versiyonu açık personel bölmesinin önünde, sürücünün üst arkasına yerleştirilmiş bir adet 7.92 mm MG34 veya MG42 makineli tüfek ile donatılmıştır. Genellikle uçaksavar maksatlı kullanılan ikinci bir makineli tüfek aracın arkasına monte edilmiştir.

Bu araçlar panzergrenadier askerlerinin panzerlerle beraber harekat yapması ve gerektiğinde piyadeye destek sağlaması amacıyla kullanılmıştır. Uygulamada, bu araçların sayısı asla yeterli olmamış ve birçok panzergrenadier birimi nakliye için kamyonlar ile yetinmek zorunda kalmıştır. Panzer Lehr gibi sadece çok az seçkin tümen kendi piyade birimlerini donatmak için yeterli sayıda bu araçtan almıştır.

Bu aracın, uçaksavar silahları, hafif obüsler, tanksavar silahları, havan ve hatta güdümsüz topçu roketleri taşıyan özel maksatlı tipleri de üretilmiştir. Kızılötesi algılayıcılarla donatılan Panther tankları için potansiyel hedefleri noktalamak maksadıyla kızılötesi arama ışığı kullanan bir versiyonu da üretilmiştir.

100 km’de 50 litre kadar bir benzin tüketimine sahip araç zamanına göre oldukça ekonomik sayılırdı. Keşif görevlerinde, tanksavar silahlarının taşınmasında (Pak 38, Pak 40 tanksavar toplarını taşımada), yaralı tahliyesi gibi faaliyetlerde kullanılmıştır. Modeli yapılan 22 nolu araç pak40 taşıyan anti-tank versiyonudur.

Model
Kit, AFV Club’ ın 35083 kutu numarasıyla çıkardığı model. Yaklaşık 260 parçadan oluşan kitten 93 parçada pak40 için çıkıyor. Parçalar yeşil renkli plastiğe basılmış, çapak veya kalıp izi göze çarpmıyor. Ayrıca topa ait küçük bir PE seti ve metal namlu da çıkmakta, PE

sette topun zırhı ve birkaç küçük parça daha var. Islak çıkartma setiyle 1944′te Batı cephesinde savaşmış iki aracı modelleyebilmeniz mümkün. Araçlar klasik Alman renkleriyle boyanmışlar.

Montaj
Montaja şase kısmıyla başlanıyor. Özellikle yürür aksam adama baygınlık geçirtecek derecede çok parça içeriyor. Ama parçaların birleşme sorunsuzluğu bunu müspet yönde etkiliyor. Biraz dişinizi sıkarsanız, birkaç saat içerisinde bu aşamayı geçmeniz mümkün. Bence ilk olarak burayı yapın, yoksa diğer aşamalarda gazınızı fazlasıyla kesebilir.
Şaseyi topladıktan sonra, iç kısmı boyayıp eskitmeniz gerekiyor. Eğer bunu yapmadan üst kısmı kapatırsanız iç kısımları boyamanız oldukça zorlaşabilir. Elbette boyadıktan sonra bu kısımları eskitmenizde gerekiyor. Burada eskitme için Mig pigmentleri ve derin kısımları belirginleştirmek içinde yine Mig’ in Dark Wash unu kullandım. Şasenin üst kısmının montajını da yaptıktan sonra, aracın ana silahı olan pak40′ a geçtim. Buradaki parçalar özellikle topun kundağı sorun cıkartıı macun ve styrene şeritlerle bu parçanın tesviyesini ve montajını bitirdim.

Boyama
Aracın montajının bitmesinin ardından boyamaya geçtim. Boyamadan hemen önce araca astar olarak Vallejo’ nun beyaz primerini attım. Burada özellikle bu ürün hakkında az da olsa bilgi vermek istiyorum. Şişeden cıktıgı gibi inceltmeden atılabiliyor. Kapatıcılığı ve pürüzsüzlüğü gayet iyi. Aracın üzerinde plastik ve metal parçalar bulunmasına rağmen nerdeyse bir seferde kapattı. Ayrıca bence en önemli özelliği astarın kokusuz olması, piyasadaki laker bazlı astarların nasıl koktugunu bilen birisi olarak sadece bu özelliği bile onun kullanılması için yeterli bence.
Boyamaya dönersem, renkler için Tamiya’ nın akriliklerini kullandım. Bunlar, xf-57, xf-60 ve xf-2 idi. Boyaları göz kararı birbiriyle karıştırıp, beyaz ile de açıp araç üzerinden çeşitli tonlar yaratmaya çalıştım. Ana rengin ardından aracın kamuflajını yapmaya koyuldum. Burada da Tamiya ve Gunze renklerini kullandım. Yeşili sky ile kahveyi ise buff ile açarak kullandım. Bu kamuflaj yamalarında çeşitli tonlar yaratarak modelimin daha gerçekçi gözükmesini sağladı.

Eskitme
İlk aşamada araca Sin filters setinden Alman araçları 3 renk ürününü uyguladım. Ardından yaglı boya ve dark wash ile aracı yıkadım. Aracın ışık ve gölge aşaması bittiğ için eskitmesine geçtim. Eskitmede ilk aşamada boya dökülmesini uyguladım. Burada Vallejo’ nun boyalarını kullandım. Son aşamada ise ilgili yerlere parlak verniği atıp dekallerini yerleştirdim.
Mat verniğin ardından pigment ile eskitmesini yapıp, modelimi tamamlamış oldum.

Ayhan Toplu
Nisan 2011

Tarihçe

Fransız Dassault Aviation şirketi tarafından 1950′li yılların başında tasarlanan Mirage III, dünya üzerinde birçok ülke tarafından kullanılmış, çok iyi satış rakamlarına ulaşmış, askeri havacılık tarihinin önemli avcı uçaklarından biridir.

Halen E modeli bazı ülkeler tarafından kullanılan Mirage III’ün hikayesi 1952′de Fransız hükümetinin hafif, her hava koşulunda görev yapabilecek, 6 dakika içinde 18.000m (59.040ft) irtifaya çıkabilecek ve düz uçuşta Mach 1.3 hıza ulaşabilecek bir önleme uçağı talep etmesiyle başladı. Bu talebe Dassault, Mirage I ile karşılık verdi. Mirage I’in beklentileri karşılayamayacak derecede küçük boyutta olması sebebiyle yoluna Mirage II ile devam eden Dassault, büyük gövdesi ve güçlü Snecma Atar motoruyla donatılmış Mirage III modeliyle tasarımına son şeklini verdi.

İlk uçuşunu 1956′da yapan Mirage III, sahip olduğu delta kanat tasarımı sayesinde hemen dikkatleri çekti ve Fransız hükümetinin tüm isteklerini karşıladığını kanıtladı. Thomson-CSF Cyrano radarıyla donatılan Mirage IIIA modeli 1958′de Mach 2.2 hızına ulaşan ilk Avrupa üretimi jet uçağı olarak kayıtlara geçti.

Mirage IIIC, Mirage serisinin ilk seri üretim modelidir. Çift kişilik eğitim modeli de Mirage IIIB olarak adlandırılmıştır. İlk uçuşunu 1960′da yapan Mirage IIIC, Snecma Atar 09B turbojet motoruyla donatılmış bu tek kişilik bir av-önleme uçağından Fransız Hava Kuvvetleri’nde toplam 95 adet görev yapmıştır. Mirage IIIC’ler 1988′de hizmetten kaldırılmıştır.

Kit

HobbyBoss’un tamamen yeni kalıp olarak üretip piyasaya sunduğu Mirage IIIC, ortalama bir plastik kalitesine sahip. Çinli firmaların ürettiği çoğu makette olduğu gibi bu kitin plastiğinin üzeri de hafif pütürlü bir yapıya sahip. Kanopi camları yeterli derecede şeffaf fakat ince bir kalıp çizgisi var. Kutudan Mirage IIIC’lerde kullanılan mühimmatların çoğu çıkıyor. Decal seçeneği de zengin. Ben tercihimi Fransız Hava Kuvvetleri’nin Dijbotui’de üslenmiş bir filosuna ait iki renk çöl kamuflajlı olan modelinden yana kullandım.

Yapım

Yapıma öncelikle kitin içinden çıkan fırlatma koltuğunu AirWaves firmasının çıkardığı resin koltukla değiştirerek başladım. Kitin kokpit içi çok zayıf. Bu eksikliği de Eduard’ın renkli Photo-Etch (PE) seti ile gidermeye çalıştım. Fakat bu setten çıkan panellerin rengi yanlış. Kitten çıkan sağ, sol ve ön kokpit panellerini, üzerlerindeki detayları kazıdıktan sonra uygun PE parçalarını yapıştırdım. Kokpit elemanlarının tamamına Tamiya siyah attım. Enamel açık gri ile kuru fırçalama yaparak kokpitteki düğmelerin, çıkıntıların görünmesini sağlayıp biraz hacim kazandırdım. Ön paneldeki göstergelerin içlerine parlak vernik damlatıp cam gibi görünmelerini sağladım. Sol panelde olması gereken gaz kolunu ufak plastik parçalar eklemek suretiyle hallettim. HUD camının geleceği yerlere minik plastik şeritler yerleştirip burayı da gerçeğine uygun hale getirdim. Bu arada kokpitte, HUD arkasındaki panel bölümünde her iki tarafta büyükçe boşluklar var. Tamiya Epoxy macun ile yanlardaki boşlukları doldurup kanopi bölümüne son şeklini verdim.

Gövde parçalarını birleştirmeden önce uçağın arkaya doğru şaha kalkmaması için burun kısmına kurşun ağırlıklar yerleştirdim. Ön tarafa ağırlık desteğinde bulunduktan sonra motor parçalarını birleştirdim. Başımı montaj sonrası ağrıtacağını fark ettiğim için egsozu ve iç kısımdaki motor bloğunu önceden yapıştırmadım. Onun yerine yapım kılavuzunun aksi bir yol izleyerek tüm motor aksamını gövde parçalarını birleştirdikten sonra arkadaki açıklıktan içeri doğru ittirerek yerine oturacak şekilde planımı yaptım. Gövde ve kanatlardaki kalıp izlerini, göçmeleri macunlayıp zımparaladıktan sonra kaybolan detayları yeniden açtım.

Kanat montajının sorunlu olacağı her halinden belliydi. İnternette yaptığım araştırmalarda da gördüğüm üzere kanat-gövde birleşimine çok dikkat edilmesi gerekiyordu. Kitin en zor bölümü burası. Gövde yanaklarına direnç kazandırmak için kestiğim plastik çubukları içeriden yapıştırdım. Kokpiti yerine yerleştirip, kanopi siperliğini yapıştırdım. Kanat-gövde montajında yine yapım kılavuzunun aksine önce alt kanadı yerine defalarca alıştırarak, oturmayan, birbirine değmeyen yüzeyleri zımpara ve eğe ile düzelterek yapıştırdım. Alt gövdede seviye farkı yaratacak bölüme ince plastik parçalar kesip seviyeyi yükselttim. Kanat köklerini gövdeye sağlam bir şekilde yapıştırdıktan sonra, Mirage III’lere has kanat formunu da korumaya gayret ederek alt ve üst kanat parçalarını birbirlerine yapıştırdım. Diğer problemli bölge olan hava alıklarını da yapıştırdıktan sonra kiti kurumaya bıraktım.

Tüm birleşim yerlerinin iyice kuruduğundan emin olduktan sonra problem yaratan yerleri macunladım. Derin boşluklar olan yerlere ise (iniş takımı yuvasının gövdeye birleştiği yerdeki yarık gibi) ince plastik şeritler yerleştirip çirkin görüntüyü kapattım. Kontrol amacıyla tüm birleşme yerlerine ve macunlu bölgelere akrilik boya sürüp gerekli düzeltmeleri yaptıktan kontrol ettikten sonra sıra flaplara geldi. Burada bir karar vermek gerekiyor. Eğer flapları inik durumda yapacaksanız, kanat altındaki destek parçalarıyla beraber silah lançerinin arkasını da kesip düzgün bir açıda yeniden yapıştırmanız gerekiyor. Kitin devamında bana sorun çıkaracağını düşünerek flapları düz vaziyette yapıştırdım. Yanlış bir kararmış. Hobbyboss bu flapları inik pozisyona göre tasarlamış anlaşılan. Zira düz pozisyonda yapıştırdığımda gövdeyle seviye farkı oluşturdular. Çaresiz flapları kanada uydurmak için tesviye ettim. Üstündeki detaylar ve perçinler yok oldu.

Kitin genel olarak bazı bölgelerinde tesviye sırasında kaybolan detay ve perçinleri çeşitli el aletleri kullanarak tekrar açtım. Beni en çok zorlayan ve zamanımı alan süreç bu oldu. Boya öncesi son kontrolleri yaptıktan sonra kite astar olarak Alclad Grey Primer attım. Peşinden mat siyah ile ön gölgeleme yaptım. İniş takımı yuvalarını Alclad Aluminium ile boyayıp maskeledim. Yapacağım Mirage IIIC’nin gövde altı rengi olarak Light Blue Grey verilmiş. İnternetteki kısıtlı fotoğraflara bakarak bu rengi gri ve mavi tonlar kullanarak tutturmaya çalıştım. Renkten tatmin olunca alt gövdeye attım ve kurumasını takiben maskeledim. Kitin radomunu ve kokpitini maskeledikten sonra gövde üstü renkleri boyamaya başladım. Tabi önce mat siyah ile ön gölgeleme yaptıktan sonra. Fransız Hava Kuvvetleri’nin o bölgede görev yapan uçaklarına uyguladığı iki renk çöl kamuflajının kodlarını bulmak mümkün olmadı. HobbyBoss Gunze renk skalasından H72 Dark Earth ve H79 Sandy Yellow vermiş. Gözüme fena gelmedi ve aynen uyguladım. Önce kitin tamamına Sandy Yellow attım. Sonra boyama kılavuzuna bakarak Sandy Yellow olan bölgeleri maskeledim. açık sarı olan yerleri makasla keserek ayırdım. Bu kağıtları kite yerleştirdim. Peşinden Dark Earth atıp, tüm maskeleri söktüm. İki renk arasındaki yumuşak geçişleri boya tabancasıyla serbest elle attım. Radomu da siyaha boyayıp gövde altındaki maskeleri de kaldırdım. Son bir kontrol yaptıktan sonra kite Tamiya X-22 parlak vernik attım. Kuruduktan sonra decalleri yapıştırıp tekrar parlak vernik uyguladım. Kitin verniği kururken iniş takımı dikmeleri ve kapaklarıyla ilgilendim. Buralarda da ciddi kalıp izleri vardı. Macunla düzeltildi. Modele yağlı boya ile panel yıkama yaptıktan sonra antenlerini monte ettim. Kokpit bölümünün de maskesini çıkarıp fırlatma koltuğunu yerleştirdim. Modelin en son iniş takımlarını ve yakıt tanklarını monte ettim. Pito tüpü ise radoma yapışmada zorlandı. Macunlar uygun bir form yakalayıp radomu tekrar boyamak zorunda kaldım. Böylece kit bitmiş oldu.

Her ne kadar HobbyBoss bu kiti yeni kalıp çıkarmış olsa da, titiz bir çalışma yapmamış. Kanat gövde montajı çok sorunlu. Hava alıklarında sürprizlere hazır olun. Kitin kokpit içi neredeyse yok gibi. O yüzden bir ön hazırlık ve araştırma yapmak şart. Bu kiti anca tecrübeli maketçilere öneriyorum. Vaktimin çoğunu montaj ve tesviye sırasında kaybolan detayların tekrar açılmasına verdiğimi söyleyebilirim.

Levent Başara

Mart 2011

(“HO Ölçekli Büyük Kurgu Yapım Aşamaları -2″ konusunun devamı)

Büyük Kurgu, 37. Bölüm:

Bahçeye taş döşemek için aşağıdaki yöntemi kullanmanın pratik olduğu düşünüldü. Köpük kemerlerin kabartma taşları maket bıçağı yardımıyla alınarak daha sonra bahçeye döşeniyor:

Büyük Kurgu, 38. Bölüm:

Hemzemin geçit bu defa farklı bir teknik kullanılarak inşa ediliyor:

Tünel kısa olmasına rağmen karanlık bir hava vermek için iç duvarları siyah renge boyanıyor:

Büyük Kurgu, 39. Bölüm:

Platoya bir çiftlik ve patika yollar yapılıyor:

Kurgunun çocukların dikkatini çekmesi için daha canlı renklere geçiliyor:

Büyük Kurgu, 40. Bölüm:

Depo binasının çatı boyama aşamaları. Burada maske bandı kullanmadan elde fırça ile boyama yapılıyor

İstek üzerine soluk renklerden alabildiğince dikkat çekici çocuksu renklere geçiş yaptık:

İstasyon çevresinin balast yüzeylerine beyaz taşlı çeşitlendirme çalışması:

Büyük Kurgu, 41. Bölüm:

Statik çim kaplamaları kurgunun farklı bölümlerine farklı tonlarda uygulanıyor:

Bazen farklılık oluşturmak için hazır malzemeler ile elenmiş doğal toprak karıştırılıyor veya gerçek toprak doğrudan uygulanıyor:

Büyük Kurgu, 42. Bölüm:

Yüzey kaplamaları geliştiriliyor, çiftlik ile havuzlu evlerin çevre düzenlemeleri yapılıyor.

Büyük Kurgu, 43. Bölüm:

Statik çim ekimi ve çevre düzenlemelerine devam ediliyor. Kurgunun yapımının sonlarına yaklaşmamıza rağmen daha epeyce detay üzerinde çalışılması gerekiyor. Son rütuşlamalar da birkaç gün sürecek gibi görünüyor.

[/  html]

Büyük Kurgu, 44. Bölüm:

Önce seyir balkonu sınra da bahçelerin yapımıyla sürdürüyoruz. Bahçeler açık sarı renkte çünkü dikkat çekici olması isteniyor.

Büyük Kurgu, 45. Bölüm:

Çiftlikteki hayvanlar ekleniyor:

Büyük Kurgu: Video

(DEVAM EDECEK)

Konunun ilk bölümlerini ise “HO Ölçekli Büyük Kurgu Yapım Aşamaları -1″ ve “HO Ölçekli Büyük Kurgu Yapım Aşamaları -2″ başlıkları altında izleyebilirsiniz.

(“HO Ölçekli Büyük Kurgu Yapım Aşamaları -1″ konusunun devamı)

Büyük Kurgu, 20. Bölüm:

Altyapı çalışmaları birkaç detayın dışında tamamlandı. Bundan sonra çevre düzenlemesine ağırlık verilecek:

Sağdaki resimdeki tarlalar daha sonra detaylandırılacak:

Deponun aydınlatılması amacıyla basit bir elektrik bağlantısı yapılıyor:

Büyük Kurgu, 21. Bölüm:

Çevre düzenlemelerine devam ediliyor. İlk resimlerde kayalıkların işlenmesi yer alıyor:

Büyük Kurgu, 22. Bölüm:

Alt geçitin yapısı tamamlanıyor:

Binalarının ikisinin yer alacağı zemin yükseltiliyor:

Göl kenarları oluşturuluyor:

Büyük Kurgu, 23. Bölüm:

İstasyon peronunun yapımı amacıyla zemin yükseltiliyor:

Depo binasının çevre düzenlemesi:

Büyük Kurgu, 24. Bölüm:

Bir binadan iki bina yapmak. Faller’in elektrik teli bağlantı klübesinden iki klube oluşturmak için kolları sıvadık. Önce tek parça olan bina ikiye ayrılıyor:

Üst parçaya artık parçalardan yeni bir kapı yapılıyor:

alt klübeye beton çatı yapılıyor:

İlk boyamadan sonra sonuç aşağıdaki gibi elde ediliyor:

Büyük Kurgu, 25. Bölüm:

Çevre düzenlemesine devam:
Alt geçitin boyama detayı:

Depo binasının çevresi:

Evlerin zemini üç boyutlu etki oluşturabilmek için alçı ile yükseltiliyor:

Büyük Kurgu 26. Bölüm:
Bu bölümde bir Faller villanın çevresini oluşturmak amacıyla yapılan bir düzenleme tanıtılacak:

Büyük Kurgu, 27. Bölüm:

Laser kesim çitler yapabilmek için çalışmalara başladık.

Büyük Kurgu, 28. Bölüm:

Depo binasının çevre düzenlemesi yapılıyor:

Peronların yapımı:

Büyük Kurgu, 29. Bölüm:

Binaların park alanları düzenleniyor. Burada ana yol ile ortaya çıkan yüksek kontrast daha sonra yumuşatılacak:

Büyük Kurgu, 30. Bölüm:

Köprülerin ilk boyamasına geçiliyor:

Büyük Kurgu, 31. Bölüm:

Bu defa istasyon ve manevra sahası üzerine yoğunlaşıyoruz:

Büyük Kurgu, 32.Bölüm:

Deneme amaçlı olarak tünelin üzerini kaplayan dolgu çıkarılabilir şekilde imal edildi, bu parça sergilere taşınırken sorun çıkarmaması için daha sonra yapıştırılacak:

Büyük Kurgu, 33. Bölüm:

Tepelerin statik çim ile kaplanmasına geçiliyor:

Büyük Kurgu, 34. Bölüm:

Çevre düzenlemesini sürdürüyoruz.

Bir bölümü lazer tezgahında kesilen çitlerimiz boyanıyor:

Büyük Kurgu, 35. Bölüm:

Çitler, yol kenarı mıcırları ve kaya dokularının işlenmesi:

Büyük Kurgu, 36. Bölüm:

Çevre düzenlemeleri sürdürülüyor:

Bahçe düzenlemeleri:

İstasyon binasının çevresindeki parmaklıklar oluşturuluyor:

Konu uzun olduğu için devamını “HO Ölçekli Büyük Kurgu Yapım Aşamaları -3″ başlığı altında bulabilirsiniz.

Konunun ilk bölümlerini ise “HO Ölçekli Büyük Kurgu Yapım Aşamaları -1″ başlığı altında izleyebilirsiniz.

Abdurrahman Usta:

Merhaba, test suruslerimiz başladı.

[URL=http://s303.photobucket.com/albums/nn140/abdusta/?action=view&current=selcuk1.flv][/URL]

İlk makasımız teste

burada makas topunun ok işaretli yonu diger makaslar monte edilirken degistirilecektir

[URL=http://s303.photobucket.com/albums/nn140/abdusta/?action=view&current=makas.flv][/URL]

bir selçuk hikayesi

İstasyonumuzu yaparken bir yandanda istasyondaki çalşmaları belgelememeye çalışıyorum.

Çamlık istikametine gidecek olan 18100 dizel makinemiz istasyona gelirken
hemen arkasında 1ci sınıf expres vagon ve katar dizilimi ile az sonra zorlu yolculuga
baslamak uzere 56500 luk arkadan ronfor yapmak üzere baglanmakta

çamlığa dogru zorlu tırmanış başlamakta

burada kullanılan araçlardan bazıları envanterimde bulunmaktadır

Ludmilla 18100 e donusturulmek uzere beklemektedir


express yolcu vagonumuz


posta vagonumuz


gondol vagonumuz


gbs vagonumuz

selcuk 1970-1980lerde ayakta kalmayı basarabilmiş kargir-tugla evlerimizden 6-7 serilik kucuk bir mahalle kurmayı planladım
hemen istasyonun arkasında yer alacak mahallemiz oldukca eskimiş bina ve sokaklardan teşekkul olacak
resin ile ilk kalıplari parca parca dokerek birleştiyoruz

bakalım nasıl bir kasaba olacak?

ilk kısım tugla binalarımızın sagını solunu kes duzelt yapıstır ile degişik şekillerde
ve olculerde binaları olusturuyoruz
bu grubu hafta sonunda boyayarak ve donatarak bitirmeyi planlıyorum

ilk binamızı donatıp-boyuyoruz

Merhaba

2ci ev  ile devam ediyorum

Artık bizden birşeyler yapmaya sıra geldi.

Moduler gecekondu çalışmasından örnekle devam ediyorum
hazırladıgım kalıptan degişik ebat ve boylarda evler hazırlayarak
tek kat iki-üç kat olarak montajlamak mümkun olacaktır.
goruntede ilkinde kalıpdan çıkmış hali ve ikincisinde ilk kat boyalarının
atılmış halıni görmektesiniz.
daha sonraki çalışmamız detayların çıkartılmasına yönelik boyama çalışması ve eskitmesi
ile tamamlanarak kapı çerceve montajı ile sona erecektir

2ci kat boya gecildi

eskitme ile devam ederek detaylandırarark bitirecegiz

önüzde yerel secimler var

belkide kat cıkarız yukarıya bir gece vakti..

[/  html]

artık sona dogru geliyoruz

bu ilk çalışmam olan gecekondu tipi  moduler şekilde uretilerek degişik versyonlarda
Turk kurgularına renk katacaktır

Projemizin yapımına devam ediyoruz

Selcugun olmazsa olmazı tekel deposu restarosyon gorerek bugunlerde tekstil muzesi olarak
hizmet vermeye hazırlanıyor.
hemen istasyonun arkasındaki kemerlerin Çamlık tarafında bulunan depoyu modellemeye başlıyorum
Gercek olculerde boyu 40 metre yani Ho olcekde 50 cm olacagı ve kurguyu buyuk olcude yer kaplayacagını
dusunerek HO ureticilerin yolcu vagon modellemesinde yaptıkları gibi uzunlugu kısaltarak 30cm e dusurdum

ilk once el ve alet yardımı ile sarı taralı alanın modellemesini yaparak -çogaltıyorum
2ci resimde kaba hali son resimde ise beyaz-gri su bazlı sprey çatı ise portakal-kahve su bazlı boyalar marifetiyle
golgelendirilerek boyandı.
bu astar boya ileride yapacagımız Guaj ve su bazlı boyaların yuzeye iyi tutunmasını saglayacak

1/87 araclar Hafif uygulanan eskitmeler ile kapı-kaput aralıkları daha belirgin hale getirilerek
lastik ve araba altlarının da toz pastel ile tozlandırılıdı.
özellikle tamamlanmış kiremit renkli murat 124 e dikkat ediniz.

merhaba

Koy minubus çalışması

Balastlama çalışması öncesi yaptıgım araştırma da özellikle bizde dikkat edilmeyen
aslında çok hassas olması gereken çalışmada bazı ön tespitlerde bulunarak
çalışmalarıma uyguladıgımda istenilen sonuçları yakaladım.

öncelikle ülkemizdeki DC ve K track çalışmalarında yapılan genel hatalar ile ilgili tespitlerim,

1-acele etmemek,araştırmak
2-Arazi yapısına uygun balast rengi seçmek
3-eger Avrupa kurgusu çalışmıyorsanız ülkemiz koşullarına uygun kod 83 ray seçmek
4-elinizdeki rayı döşemeden mümkün oldugunca eskitmek,raylar genelde siyah travers ile gelmektedir
bunları çalıştıgınız bölgenin rengine boyamak(ancak dikkat edilmesi gereken husus eger su bazlı boya
ile boyarsanız balasta tatbik edilecek sulandırımış yapıştırıcı ile boyanın çıkması muhtemeldir.ben
yaglı boya ile eskitmelerini yaptım,arzuya gore rayları maskeleyip sprey boya ile boyayabiirsiniz)
5-Balast taşlarının seçimi konusunda ;
a-Buyuklugune dikkat edilmelidir,her ne kadar orta buyukluk veya normal boyut seçilsede
taşlar HO olcekle kıyaslandıgında daha iri durmaktadır,ancak ben yinede Fine boyut seçilmesinin
daha uygun oldugu kanaatindeyim
b-Marka ve üreticisinden hazırlanmış balastların kullanılması daima iyi sonuç verecekdir.
c-Balast yapıştırııları özel hazırladıgından ve balast taşları genellikle kireç taşından imal edildiğinde
ucuz olsun diye alınan piyasa beyaz tutkalları taşlarla reaksiyona girerek renginin donmesine
neden olmakta (bu hatayı ucuz tutkal kullanan  Istanbulda 3 kişinin yaptıgı moduler kurgu resimlerinde görmüştüm.)

Bu durumda ben her ne kadar Jehowa marka fine tipi balast kullansamda,Türkiyede kolaylıkla bulunabilecek
ilk tercih Prosesde woodland scenics ve hobbytimede ortak uretim markası Noch FINE ebat seçimi ile
birlikde woodland scenics balast cement s191 kullanmaları halinde sonucun mukemmel olacagını ve renk
dönmesinin olmayacagı görülecekdir.

Alternetif seçimde Faller olmakla beraber ben balast ebatlarını buyuk bulmaktayım.

İyi sonuç iyi malzeme ile elde edilmekde,iyi malzemede Modelci dükkanlarının raflarında.

Rayları balastlamaya devam ediyorum
resimdeki en son 2 hat 7 ve 8 bitmiş diger hatlarda balastların iyice  kurumalarını müteakip
üzerlerinde son rutuşlar yapılacaktır

çimleme ile devam ediyoruz

Telgraf direkleri pirinç çubuklardan yapılıp boyanıp montaj edildi

direklerarası 30 cm yani 1/87de 26 metre biraz yakın dır, dogrusu 35-40 metre olmalıydı.

teller zamanla kendini bırakacaktır

Kuşa dikkat! fotografın esprisi

Cendere çalışmasıyla devam edildi

Asma kiit benden
(bizim türk imalatı kilitler benzettim)

toplu iğne basından az buyuk

merhaba

Çamlık yonunden çalışmalar devam ediyor

abiki seçimler kişilerin zevkine göre deyip cevaplanabilecek konu aslında kişilerin ne yaptıkları
ile ilgilidir.
Eger daire yapıp maksat oyuncak misali kurgu dolaştırmaksa elbette nisbeten ulaşılması zor
ve kod 100 emsallerine gore daha ince ve  hassas olan bu raylar uygulamada onlara başta deray riski
olarak daha profesyonel kullnıcılar aramktadır.

Tillig ray secmemdeki en buyuk etken mumkun oldugunca ülkemizde kullanılan raylara benzerligi
özellikle makaslarının gerceklerindeki gibi uzun olması ve belden kırık olmaması ile neredeyse
ray larda az eskitme ile iyi sonuclar alabileceginiz bir seçenek.
Be selcuk çalışmamda sadece traversleri boyayarak istedigim sonucu elde ettim

Roco ise Tillige benzemesi ve nisbeten kolay bulunabilmesi açısından iyi bir secenek.
Peco ise kod 73 e kadar incelebilen bu ray tipleide istasyon manevra ve dpo alanlarında
tercih edilebilecek bir seçim.

Ayrıca bunlara bizdede bircok yerde kullanılmış aksesuar saglayan weinert firması da peconun
partneri olarak roco ve tillige donuk kullanabilir aksesuar uretmektedir.

Bunu katalogunda hemen her parçada refere etmektedir.

Bunlarn yanında bendede olan ve kıyaslama imkanı bulabildigim Tillig makas motoru
dişli mekanızması ile keninden stwiçli olup agır çalışması ile gözdoldururken
her çalışmasında garantili makas degiştirmektedir.

birde makaslarda frog denilen sistem ve bunun besleyen kablo ile polarite (+ ve -) uçların rahat degişimi
olmaktadır.

Sonuç olarak biz sadece kullanıcıyız ve seçim bir anlamda ne yapmak istedigimizede baglı

ben topragı elde etmek için ince balastı Metro gross dan aldıgım kahve degirmeni ile en az 3 kere gecirerek
elde ettim

sizdede eski degirmen varsa balas taşlarını inceltebilirsiniz boylece daha gercekci toprak dokusu elde etmek mumkun

resimlerde goruyorsunuz nasıl toz haline donustugunu
gercek model balastla dogası geregi kireç taşından olur
onlarda un ufak olur cinslerden
en az 3 kere ogutuyorum.
sizin bahsettiginiz malzemeyi kullansaydım zaten deniz kumunu tercih ederdim
kireç nasıl un kıvamındaysa buda aynısı oluyor

Alttaki resimler Çamlık çıkışına ait .ince detaylar daha sonra

Parmaklılar pirinç üretim.Hazır aldım.boyamasını ben yaptım.
Toprak için siz hangi markayı kullanıyorsunuz
bana bildirinde size sonuç hakkında bilgi vereyim

dedigim gibi kullanılacak balast taşı kireç taşından imal olmalıdır

Selcukda kullanılmıs 56531 e cevirme işlemimizi Roco digital loko Br 52 ile yapıyoruz
Öncelikle orjinalını hatırlayalım

kutu nosu 62269 olan roconun fabrikadan cıkıs hali

Projector,dumanlık kilidi,domuzluk,duz levha saç eklendi
Gözümü kapadım ve yaglıboya ile ilk katı boyadım
Kılavuz tekerlerin orjinaline değişmesi için
weinertten uygun dizilim teker bakacagım

2ci kat boyama yapılarak matlaştırıldı,plaketler çakıldı
yarın son kat ile eskitmesi ve tozlanması yapılarak
personeli ile birlikde tamamlanacak


Selcukda calısacak olan br 52 mizi 56531 e modifiye ederek
hazır hale getirdik.
bilindigi uzere Çamlık istikametine gidecek trenlere dik egimde ronfor yaparak
yardım etmekteydi

Uzun bir aradan sonra henuz modifiyesi tamamlanmamıs 18100 lugumuz Selçukda -56531  en arkada ronfor hazırlığı
içindeler az sonra çamlığa çıkılacak

Aşagıdaki resim de gorulen posterin arkasında PANORAMA selcuk şehrine ait
dolayısıyla basıldıkdan sonra benim posterim olacak
Bu tür baskı işlerini Beşiktaşda UNO kopyalamaya yaptırıyorum
Bende deneme amaclı nasıl duruyor diyerek fotomontaj çalışması yaptım

agaçlardan arkası zaten resimde belli oluyor.

Vagonların ,2 Marklin kömür vagonu hariç digerlerinin tamamı lokomotiflerle birlikde Roco

sonucta arka alandaki binalar ve posterimiz bittiginde boyle bir goruntu alacagım

keyif vermesi dilegiyle

Kuşbakışı SELCUK istasyonu

Bu aşamalara deneyerk,araştırarak,yaparak,bozarak geldik.

Selçuk projesi şu anda yapım aşamasında canlı bir projedir tam bitirilmesi 2 yıllık surenin daha
geçmesi gerekiyor.

Ben arkama donup baktıgımda Turkiyede tren modelciliğinin çok büyük aşamalar kaydettiğini
görüyorum.

Merhaba

sizlere selcuk istasyonu guney istikameti Çamlık çıkışı tepe yapımı hakkında resimler aktarıyorum

denemelerimiz devam ediyor

Basit kopuklerle once tepelerin formunu veriyoruz

3 parcadan olusan tepeler aynı zamanda kurguya panoramatik derinlikde saglayacaktır
bu sol bolumdeki yer alcılı bezle kaplarak alt tarafa kaya parcası efekti alçıyla yapıldı
Bu bolumun ust tarafına Meryem ana evinin kesiti yapılacak

Tum parcalar alcılı bezle kaplanarak yerleşim provası yapıldı
şimdi sırada efesin arkasındaki bölümü elleçlemeye geldi


efes ticaret merkezi


3 lu parcanın sagdaki efes anıtları arasında kalanı yapmaya başladım


Taşlar ve zemin boyanmış haliyle

ve final

degişik kapılar/kapaklar goruyorsunuz bunları yerlestirme yaparken
özelliklerine gore kullanacagım

İyi günler dilerim.

Bu bölümde çalışmalarımızı seramik alçısı ile yapacagımız Efes Selçukdaki meryem ana evi
devam ettiriyoruz

ne yazıkki Cnc tezgahı desteğimiz bulunmamakta  el aletleri,dremel ve kıl testere en büyük yardımcım

Meryem ana evinin yapımına baslıyoruz

saygılar
A.Usta

Abdurrahman Usta:

Turkiyenin 1960 lı yıllarından bir kesit
kurgumuz 1/87 olcek olup  110 x 60 cm lik alan üzerinde tasvir edilmiştir

Çalışma yuzde 80 seramik alçısı ve el çalışmasıdır

at arabası fallerden revizedir
vagon marklin marka olup yan kapagı acılır hale getirilmesi için modifiye edilmiştir
taş bina tek tek taşlarla – alçı kalıpdan yapılarak hazırlanmıstır
istasyon binasının uzerinde karakoy yazmakda olup bina benzerlik taşımaktadır seramik alçısından yapılmıştır
Telgraf direkleri faller olup modifiye edilerek uzerine lamba takılmıstır
Agaçlar Heki otları çalı parçalarına yapıştırarak elde edilmiştir

boyama larda Guaj-su bazlı boya ve yer yer yaglıboya kullanılmıştır

Selcuk istasyonu alt geçidi  1970 li yıllardan bir durum
çalışması .olcek 1/87

Alttaki resim 1/35 de ne kadar kolay olan detaylandırmanın ölçek kuculdukçe ne kadar zor oldugunu
vurgulamalıyız.Ne yazıkki böyle detaylar ancak insan gozunden çok hassas makinelerle yakalanabilmekde

Telgraf direkleri Fallerde satılan direklerden modifiyedir
uzerlerine dikkatle bakarsanız lambaların yandıgını gorursunuz

Saygılarımla

A.Usta

Abdurrahman Usta:

Pano evlerin 65 cmlik kısmını tamamladım
bende nasıl birsey ortaya cıkacagıkonusunda
emin olamamıştım zira bu ik çalışma ve
ancak dergilerde benzer birşeyler gormustum
bu bolüm 65 cm boyunda ve 8 cm derinliğinde
sırada 2ci parça olan 105 cm boyundaki parçamız var

Cumartesi gunu yerlerine yerleştirmeyi planlıyorum

Merhaba

106 cmlik 2ci bolude hazırlanarak
yerine montaj edilmek uzere çalışalar yapılacak

Hamza Sevinç:
Abdurrahman bey

Hayret bir şekilde çalışmalarınızı izledim.Türkiyede bu derece güzel küçük ölçekde modelemeler
yapıldıgının farkında degildim.
sorum şu bunları CNC demi imal ettirdiniz?yaptırdıgınız özel bir yer varmı?
bende yaptırmak istersem kaça malolur?

Abdurrahman Usta:
Hamza bey,

İlginize çok teşekkür ederim.
Ben İstanbulda ikametgah etmekteyim.Dolayısıyla yorumlarımı daha
dar kapsamda bulundugum il için yapacagım.
İstanbulda Modeltrencilik ne yazikki mecrasında gelişemedi.bunun ana nedenlerine aşağıda deginecegim.
Öncelikle sorularınızı yanıtlayayım;
Malzemeler CNC de imal degildir,kalıplama usulu parçalar çogaltılarak eklenme marifetiyle meydana getirilmiştir.
CNC imalatı için özel bir yer yok ancak çizimini autocad programında yapabilirseniz tanıdık mimar burolarında
hatıra binaen 1 defaya mahsus yaptırabilirsiniz.Fiatlar konusunda bir fikrim yok ancak hazır kitten ucuz olacagı soylenemez.
Kadıkoyde bir Pazarlama firması basit bir CNC makinesi ile altıkaval üstü şeşhane evler yapmaya çalışmakta
ve bunu çoklu üretim ile bir süredir piyasaya sürme çabasında,tabi CNC tezgahları genelde protip uretim ve kalıp üretimi
için kullanıldıgından bu denli seri üretimlere uygunluğu tartışılır.Pazarlamacılar bunu yeni farkettiklerinden
maliyeti aşağı çekebilme ugruna kaliteyi düsürerek parke desenli kiremit alçı kalıp çatı yapma denemelerine girmelerinin sebebi
CNC de çatı işlemenin zaman olarak uzunluğu haliyle satılacak evlerin fiatlarını 100 ytlden aşagı çekememekte
bunu FAller kitlerle karsılastırıldıgında 2-3 misli fiat farkının yanında kalite düşüklüğü üstelik boyamayıda siz yapacaksanız
Hatır için bile olsa alınmaz.
Bunun yerine size piyasada kolaylıkla bulabileceginiz FAller in hobbykitlerini tavsiye ederim ustelik 4de 1 fiatına
Bununla birlikde 20 gun kadar once Dortmund fuarında 20000 euro civarında satılan bir CNC tezgahı gordum
içinde 3bine yakın olcekli çizimler var-özel programıyla siz kapı-pencere-duvar-çatı vs secerek istediğiniz şekilde ev dizayn edip
üretebiliyorsunuz.çıktıları pahalı olmasına karşın kaliteye önem veren pazarlamacılar için bir seçenek

İstanbulda modeltrencilik ne yazıkki maddi çıkarlarını önde tutan samimiyetsiz pazarlamacımız tarafından baltanarak
istenilen kalite ve düzeye erişemedi ve gün geçtikçede kan kaybetmekde.
Bana Dortmund fuarında şu soru soruldu;Türkiyede 10,000 tane model trenci varmı?O an yanımda bulunan arkadaşım ile gözgöze geldik ne cevap verecegimizi şaşrdık,adam haklı olarak sormustu malum ya Türkiyenin nufusu 70 milyon
1000 kadar modelci vardır 100 tanesindede kurgu olabilir diye abartılı rakam teleffuz etmek zorunda kaldım.
Neden modeltrencilik İstanbulda gelişemedi nedenleri çok başlık altında incelenebilir ancak ana nedenlerinden biri benim görüşüme göre;

2 ana katagoride olan 2 raycı 3 raycı ayırımı veya AC ciler DC ler ayırımı ile 2 ana grupta toplayabiliriz
Kısaca Marklinseverler olan 3 raycı grubumuz kendi mecralarında orgutlenerek faaliyetlerni sürdükmektedirler.
Kısmen benimde aralarında oldugum 2 raycılar Yani DC grubu İstanbul ne yazıkki alternatifsiz bırakılarak kar ugruna
Honby ray honby grubu markalara mahkum edilmişlerdir.Maalesef naylon çöp toplayıcı konumuna getirilmiştir.
Dikkat ederseniz benim için kalite ve detay denince özellikle Turk demiryolcular için birebir model üreten  Brawa-Roco-Fleischman-Gutzold gibi markaların yanında 2de bir bozulmayan uzun ömürlü esu dekoderler – aksesuar şahaserleri
weinert ve bavaria raylarda kendinden eskitmeli TILLIG gibi birçok ürünlerin adları kadıkoy pazarlama formunda bir tabu gibi yasaklı kelimeler arasında sayılarak nereden başlayayım diye soran yeni katılımcılara bir grup hoşgeldin diyerek sanki dunyadaki tek markaymış gibi Turk modelciliğle hiç alakası olmayan ürünleri alması icin tesvik edilmektedir.Üzüntümde bu pazarlama entrikasına degerli ögretim üyelerimiz,ögretmenlerimiz alet olmaktadır.
Böyle İstanbul tren modelciliğimi gelişecek?Kar ugruna hem bindiği dalı kesmekte hemde modelciliğin onune takoz olmaktadır.
Dal Kesile kesile yakında PTT binasının çatısına düşerse hiç şaşırmam.
Ben esu nun – roconun da bayisiyim diyen T.Tren modlciliğin gelişmesini samimiyetyle isteyen Akıllı bir satıcı şöyle yapmalıydı
Honby grubu ve mirc yanında çok talep gorecek roco ve esu alternatifinide alıcının onune koyacak bu 1 lira buda 2 lira
1 liralık urun 2 günde bozulur ancak ben bundan daha fazla kar ederim daha kaliteli ve saglam birsey icin 2 lira vereceksin bende daha az kar ederim deme cesaretinde bulunsaydı.şu an içimizde özgun kaliteli işler yapan bircok tren modelci arkadaşımız
olacaktı.Tabi aynı yerde roco veya brawa vagon olursa gördukden sonra siz hangisini alırdınız?
bayisiyim diyipde bulundurmamanın sebebine talep yokki gelmedi bahanesiyle okkanlı bey den cevap alacaksınız.

Hamza bey ben sizin gibi yeni başlayan istanbullu arkadaşlarımıza lutfen Naylon ve kalitesiz ürünlerden uzak durun diyorum
eger maddi durumum kısıtlı almak istiyorum diyorsanız Eminönunde Ekinciler oyuncak magazaları var
oradan 30-50 ytlye aynı fonksiyonlarda setler alabilirsiniz.
Modelcilik aşkımıza balta vuranlara lütfen yeni başlayanları yanlış yönlendirmeyin diyorum.

Saygılar
A.Usta

Abdurrahman Usta:

merhaba

Bu hafta sonu değişik bir kalıplama sistemi ile izmirdeki Hilal sinyal kulesinin,n 1/87 olcek modelini yapacagım

bunun için oncelikle elimdeki evergreen çubukları ile master  hazırlayıp bunu çogaltılabilir kalıp haline getirecegiz

alt kısım için seramik alçısı kullanırken ust kısım için resin çalışması yapacagım  demir işçilikleri ise pirinçcen yapılacak

en son aşamada beyaz ışıkla aydınlamanan iç donanımı tamamlanarak selçuk istasyonunda yerini alacaktır

Ne yazıkki yıkılmış olan bu binayı yaşatmayı uzun süredir kurguluyordum
sanırım 3 tane olan bu binalardan A ve C ayaktamıdır bilemem ama
en meşhuru B binası artık yok
Selcuk istasyonu izmir yonunde yer alacak bu nostaljik bina ile
sinyalizasyonu kontrol edecegim.
binanın orjinal renginden farklı renk kullandım,sebebi Selcuk istasyonunun
mistik renk ahengi içinde kalabilme çabasındandır

saygılarımla
a.usta

Abdurrahman Usta:

Merhaba

Özgun çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Selçuk istasyonunda yer alacak olan sinyal evi için  hazırladıgımız kalıp çalışması yaparak
parçaları yerlerine alıstırıyor ve birleştiriyoruz.

Buradaki espriler Pencere kanatlarından 1 tanesini açık bırakıp demiryolcumuzun buradan sarkmasını saglayacagız
Kontrol masasındaki sinyal lambaları rengarenk yanacak ve bina içi ışıklı detaylandırmamız olacak

ilk çalışma resimlerini yayınlıyorum

İyi günler

binamzın catısını yapısına gore 6 parçadan oluşturarak hazırlayıp kestiğimiz
kalıp çati malzememizi dikkatice yerleştiriyoruz

Ana binanın içi duvarlarından ışık geçirmezliği için once koyu renk hemen kurumasını muteakip beyaz astar
ile boyanarak 1 tam gun kadar kuruması beklenecek tekrar gerekli yerler ince zımparadan gecirilerek
TCDD nin klasik kirli sarı rengi ile boyanacak

Evimizi ilk kat boyasını yaparak kurumaya bırakıyoruz.
daha sonra eskitme ile devam edecegim

iyi gunler

sinyal evi çalışmamız devam ediyor

Merhaba

o resmin daha ozgun hali bu


yaklasık 50 vagonluk setim hazır

seçim Roco ve Brawa

karma vagon sistemi uygulamayı dusunuyorum

bu sinyal evi bitmedi henuz etrafına evergreen ile merdiven ve cıkıs  yapacagım

içinide fallerin sinyal aksesuarları ile donatacagım

sinyal evimizin icini deaylandırmak uzere Faller masa uzerine modifikasyon yapılarak sarı-yesil-kırmızı ledler hazırlanarak
sekildeki gibi alt kısımdan baglantıları yapılıyor.
sırada makas kumanda kolları var

saygılar
a.usta

Abdurrahman Usta:

Merhaba,

Bir sure once kalıp ev çalışması yapmakistedigimi ancak bu evlerin digerlerinden
çok daha farklı ve modelcinin el becerisinede hitap edebilmesi için oldukça detaylı ve kolay boyanabilir olmasınada
dikkat ederken montajınında cok basit olmasına dikkat ederek yapıstırma hatalarını en aza indirmeyi dusundum

Ortaya ilginç sonuçlar çıktı
6 parcanın biribirine yapıstırılması kısa surede tamamlanabiliyor.

Bu çalışmaları ileride Türk bina tipi ozellikle tipik istasyon ve cevre binaları ile zenginleştirmek istiyorum

Bu çalışmalarımın becerikli boyama-eskitme ustalarımızın elinde birer sanat parçasına dönüşmesi
pekde hayal olmayacak.

CNC tezgahından cıkabilecek alttaki resimleri incelediginizde bu kadar yumuşak çizgi yerine daha keskin ve sert olacagından
dogayla butunleşirken gozu ne kadar rahatsız ettigi malumunuzdur.
bizbize sammi oldugumuz şu ortamda aramızda CNC ile çalışan modelci lerimizinde fikirlerini duymak isterim.

ikinci resimde boya oncesi su bazlı mat astar beyaz boya atılmıştır.

şimdi çatıdan başlamak üzere boyaya geçiyorum

Buda bitmiş hali

Merhaba

bunlardan arka ve yan tarafın gorunusu

Umit bey uyarınca farkettim renk tonları birbirine yakın olunca tek renk gibi çıkmış dedi
sanırım son kat yaglıboyada yakın renkler renkleri birbirine yaklaştırmış

ancak ümit ediyorum Usta boyacıların elinde dahada güzelleşeceklerdir

Bunun bir ilk çalışma oldugunu hatırlarak özellikle 1/87 deki özlenen detaylı bina kurgularındaki boşluğu
dolduracakdır.

evimizi geliştiriyoruz.

sarı led aplik kalıbın içine monte edildi
boylece resinin içine koydugumuz led donunca saglamca içinde kalmış oldu

Onur:
Abdurrahman bey,
Bu tarz bir çalışma yapıp bina yapıldıgında içini aydıtlatmak ve pencerelerden ışık çıkmasını istesek
ne gibi bir yok izlememiz gerekir?

Abdurrahman Usta:
Onur bey

arka kısmını siyah spray ile boyamanız yeterli

aslında bu yontem diger marka kitlerin ışık geçirmezliğini yapmak için kolay yontem
sprey boya yerine plastige kolay tutunann  boya ilede halledilebilir.
akla yaglı boya gelmekde ama bunundakuruma suresi uzunluğu biz modelciler içi aciliyet gerektirecegnden ne yapmalıyız?

su bazlı boyayı fırçayla sürecegiz ama boya plastide tutunamayacak! o zaman ona tutunabilecegi zemin elde etmemiz gerekecek
120 ve daha kucuk nolu su zımparası ile puruzlu zemin elde edersenizkolayca utunacaktır.

iyi ama ben odanın içiin gorunmesini ve siyah boyalarla olmasını istemiyorumdyorsanız  2 yöntem var çozum için
siyah uzerine istenilen mavi-yeşil-sarı ile boyamak veya renkli yazıcınızzdan çıkan güzel duvar deseni kagıt ile süslemeniz

Ancak ışık dozunu çok iyi ayarlamak gerekir özellikle beyaz ışıkdaçok parlak olunca maketin havasını goturuyor mumkun oldugunca kısık çalışmak hemde ampulun omrunu uzatıyor hemde gorsellk acısından daha guzel

saygılar
a.usta