Tarihçe
İlk olarak Nazi Almanyası’nın Hanomag şirketi tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasında tasarlanmış ve imal edilmiş bir zırhlı muharebe aracıdır. Bu araçlardan savaş boyunca 15,000′den fazla üretilmiştir.
Bu aracın erken üretim modelleri 1′inci Panzer Tümeni’ne 1939 yılında verildi. Aracın pek çok çeşidi olan dört ana modeli (A – D) vardı. Temel düşünce, bir piyade mangasını düşman hafif silah ve topçu ateşinin bir kısmına karşı koruyarak savaş alanına ulaştırmak için bir aracın kullanılmasıydı. Aracın üstünün açık olması personelin özellikle havada paralanan mühimmata karşı hala hassas olduğu anlamına geliyordu.
İlk iki model az sayıda üretilmiştir. C modeli, daha fazla üretilmiş fakat hafif silah ateşinden makul bir koruma sağlaması için yapılan çok açılı kaplamalar bu modeli üretim için oldukça karmaşık bir araç haline getirmiştir. D versiyonu daha basit tasarımlıdır ve kolayca tek parça, eğik, düz arka kapıları ile tanınabilir.
Aracın arazide görev yapması için tasarlanmasına rağmen ön tekerleklerinin çekiş gücüne katılamayış olmaması sebebiyle bazı yetersizlikleri vardır.
Standart personel taşıyıcı versiyonu açık personel bölmesinin önünde, sürücünün üst arkasına yerleştirilmiş bir adet 7.92 mm MG34 veya MG42 makineli tüfek ile donatılmıştır. Genellikle uçaksavar maksatlı kullanılan ikinci bir makineli tüfek aracın arkasına monte edilmiştir.
Bu araçlar panzergrenadier askerlerinin panzerlerle beraber harekat yapması ve gerektiğinde piyadeye destek sağlaması amacıyla kullanılmıştır. Uygulamada, bu araçların sayısı asla yeterli olmamış ve birçok panzergrenadier birimi nakliye için kamyonlar ile yetinmek zorunda kalmıştır. Panzer Lehr gibi sadece çok az seçkin tümen kendi piyade birimlerini donatmak için yeterli sayıda bu araçtan almıştır.
Bu aracın, uçaksavar silahları, hafif obüsler, tanksavar silahları, havan ve hatta güdümsüz topçu roketleri taşıyan özel maksatlı tipleri de üretilmiştir. Kızılötesi algılayıcılarla donatılan Panther tankları için potansiyel hedefleri noktalamak maksadıyla kızılötesi arama ışığı kullanan bir versiyonu da üretilmiştir.
100 km’de 50 litre kadar bir benzin tüketimine sahip araç zamanına göre oldukça ekonomik sayılırdı. Keşif görevlerinde, tanksavar silahlarının taşınmasında (Pak 38, Pak 40 tanksavar toplarını taşımada), yaralı tahliyesi gibi faaliyetlerde kullanılmıştır. Modeli yapılan 22 nolu araç pak40 taşıyan anti-tank versiyonudur.
Model
Kit, AFV Club’ ın 35083 kutu numarasıyla çıkardığı model. Yaklaşık 260 parçadan oluşan kitten 93 parçada pak40 için çıkıyor. Parçalar yeşil renkli plastiğe basılmış, çapak veya kalıp izi göze çarpmıyor. Ayrıca topa ait küçük bir PE seti ve metal namlu da çıkmakta, PE
sette topun zırhı ve birkaç küçük parça daha var. Islak çıkartma setiyle 1944′te Batı cephesinde savaşmış iki aracı modelleyebilmeniz mümkün. Araçlar klasik Alman renkleriyle boyanmışlar.
Montaj
Montaja şase kısmıyla başlanıyor. Özellikle yürür aksam adama baygınlık geçirtecek derecede çok parça içeriyor. Ama parçaların birleşme sorunsuzluğu bunu müspet yönde etkiliyor. Biraz dişinizi sıkarsanız, birkaç saat içerisinde bu aşamayı geçmeniz mümkün. Bence ilk olarak burayı yapın, yoksa diğer aşamalarda gazınızı fazlasıyla kesebilir.
Şaseyi topladıktan sonra, iç kısmı boyayıp eskitmeniz gerekiyor. Eğer bunu yapmadan üst kısmı kapatırsanız iç kısımları boyamanız oldukça zorlaşabilir. Elbette boyadıktan sonra bu kısımları eskitmenizde gerekiyor. Burada eskitme için Mig pigmentleri ve derin kısımları belirginleştirmek içinde yine Mig’ in Dark Wash unu kullandım. Şasenin üst kısmının montajını da yaptıktan sonra, aracın ana silahı olan pak40′ a geçtim. Buradaki parçalar özellikle topun kundağı sorun cıkartıı macun ve styrene şeritlerle bu parçanın tesviyesini ve montajını bitirdim.
Boyama
Aracın montajının bitmesinin ardından boyamaya geçtim. Boyamadan hemen önce araca astar olarak Vallejo’ nun beyaz primerini attım. Burada özellikle bu ürün hakkında az da olsa bilgi vermek istiyorum. Şişeden cıktıgı gibi inceltmeden atılabiliyor. Kapatıcılığı ve pürüzsüzlüğü gayet iyi. Aracın üzerinde plastik ve metal parçalar bulunmasına rağmen nerdeyse bir seferde kapattı. Ayrıca bence en önemli özelliği astarın kokusuz olması, piyasadaki laker bazlı astarların nasıl koktugunu bilen birisi olarak sadece bu özelliği bile onun kullanılması için yeterli bence.
Boyamaya dönersem, renkler için Tamiya’ nın akriliklerini kullandım. Bunlar, xf-57, xf-60 ve xf-2 idi. Boyaları göz kararı birbiriyle karıştırıp, beyaz ile de açıp araç üzerinden çeşitli tonlar yaratmaya çalıştım. Ana rengin ardından aracın kamuflajını yapmaya koyuldum. Burada da Tamiya ve Gunze renklerini kullandım. Yeşili sky ile kahveyi ise buff ile açarak kullandım. Bu kamuflaj yamalarında çeşitli tonlar yaratarak modelimin daha gerçekçi gözükmesini sağladı.
Eskitme
İlk aşamada araca Sin filters setinden Alman araçları 3 renk ürününü uyguladım. Ardından yaglı boya ve dark wash ile aracı yıkadım. Aracın ışık ve gölge aşaması bittiğ için eskitmesine geçtim. Eskitmede ilk aşamada boya dökülmesini uyguladım. Burada Vallejo’ nun boyalarını kullandım. Son aşamada ise ilgili yerlere parlak verniği atıp dekallerini yerleştirdim.
Mat verniğin ardından pigment ile eskitmesini yapıp, modelimi tamamlamış oldum.
Ayhan Toplu
Nisan 2011



















