1:43 Jensen Coupe Vignale Tanıtım ve Restorasyon Çalışması
Otomobili Tanıyalım:
1934-1976 yılları arasında faaliyet gösteren İngiliz Jensen firması 1966 yılında Interceptor modelini piyasaya sürdü. Aracın kaporta tasarımı İtalyan Carrozzeria Touring tarafından gerçekleştirildi. Kaportaların üretimi ise önce İtalyan Vignale firması ve daha sonra Jensen tarafından gerçekleştirildi. İlk otomobillerde 6.3 litre hacimli Chrysler motoru kullanıldı. Sonraki modellerde motor hacmi 7.2 litreye çıkarıldı. Interceptor modeli liftback, üstü açılabilir ve nadir olarak coupe versiyonlarında üretildi. Liftback modeli en popüler olanıdır.
Jensen Coupe Vignale
http://carphotos.cardomain.com/ride_images/3/2886/3101/32214050070_large.jpg
Jensen Interceptor
http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://home.hiwaay.net/~tjhiggin/hwystar/tvmcbig_files/image002.jpg&imgrefurl=http://home.hiwaay.net/~tjhiggin/hwystar/tvmcbig.htm&usg=__jxo8KK7A7A5wmd9YhICtlw9U2jk=&h=432&w=576&sz=48&hl=tr&start=15&um=1&tbnid=WKvLIv65Js5K_M:&tbnh=101&tbnw=134&prev=/images%3Fq%3Djensen%2Binterceptor%26hl%3Dtr%26sa%3DG%26um%3D1
http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.greatescapecars.co.uk/images/library/files/Jensen_Interceptor04sml.jpg&imgrefurl=http://www.greatescapecars.co.uk/cars-jenseninterceptor.asp&usg=__gnV1gewJCE2cGsm_TJQ9ajgLGzI=&h=851&w=1134&sz=231&hl=tr&start=5&um=1&tbnid=X-hUP5ljiOcbUM:&tbnh=113&tbnw=150&prev=/images%3Fq%3Djensen%2Binterceptor%26hl%3Dtr%26sa%3DG%26um%3D1
http://www.seriouswheels.com/pics-1970-1979/1974-Jensen-Interceptor-Mk-III-Saloon-maroon-fa-lr.jpg
Modeli Tanıyalım:

1:43 ölçeğindeki model Politoys firması tarafından 1960’lı yılların sonunda üretilmiştir. Politoys Export serisine ait olan modelin numarası 573’dür. Politoys Export serisi görece düşük detay seviyesine sahip genellikle sadece kapıları açılır şekilde imal edilmiş modellerden oluşmaktadır. Ancak çoğu nadir bulunduğundan mint durumda olanlar halen 100-150 Euro aralığında alıcı bulabilmektedir.
Elimizdeki aracın üzerine basılması nedeniyle kaportası iki parçaya bölünmüş ve aynı nedenle camları da çatlamıştır. Ayrıca aksları taşıyan plastik yaylar da kırılarak görev yapamaz hale gelmiştir. Restorasyon öncesindeki resimleri aşağıda görebilirsiniz:


Restorasyon Aşamaları:
1. Yayların tamiri
Aracın ön yayının gevşemesi ve plastiğinin de sertleşmiş olması nedeniyle takviye edilmesine karar verildi. Daha sağlam görünen noktalardan bronz plaka ile takviyeler alındı ve tekerleğin üzerine doğru uzatıldı:

Restorasyonun ilerleyen aşamalarında plastik yayın yanlarındaki ince takviyelerin de zayıfladıkları tespit edildiğinden çıkarılarak yerlerine yeni bir bronz plaka eklendi:

Arka yay tamamen kırıldığından prinç ve bronz parçalardan yenisi yapılarak yerine yapıştırıldı:

2. Kaportanın Birleştirilmesi:
Kaportanın birleştirilme işlemi kritik bir aşamadır. En büyük zorluk sadece iki küçük tutma noktasından yapıştırma olanağının bulunmasıdır. Yapıştırmanın sonucunda kaportanın aracın şasisine tam uyumun sağlanması da gereklidir. Bu nedenle birleştirme işleminde geometrik bütünlük dikkate alınmıştır.
Önce kaporta iki noktadan güçlü bir yapıştırıcının yardımıyla tutturulmuştur. Bu aşamada yapışmadan sonra şasi üzerinde deneme yaparken gerilim nedeniyle birkaç defa ayrıldığını ve yapışma yüzeyleri temizlenerek tekrar tutturmak zorunda kalındığını belirtmeliyim. Son denemede şaseye gerilmeden oturduğu anlaşılınca işlem tamamlandı:

Tavanın sol önündeki eksik çıta prinç malzemeden yapılarak yerine yapıştırıldı:

Sağ kapı altındaki eksik parça da tamamlandı:

Kalan boşluklar Putty macun ile dolduruldu ve zımparalandı:

Son işlemde orijinal cam yerine takılarak yeni çıta ile uyumu inceleniyor:

3. Kaportanın Boyanması:
Aracın kaportası üzerindeki orijinal boyanın önemli bölümü küçük noktaların dışında korunmuş bulunuyordu. Ayrıca kullanılan renk de çok rastlanan klasik bir metalik kırmızı olduğundan boyanın aynısı elde edilebildi. Bu nedenle kısmi boyama yöntemi tercih edildi. Kaporta maskelenerek sadece tamamlanacak yüzeylerin açıkta kalması sağlandı. Kapı altındaki eteklerin şerit halinde boyanması tercih edildi:

Boyama sonrasında kaportanın görünümü:


Kalan küçük boya boşlukları da ince şekilde maskelenerek boyandı. Gözden kaçan noktalar ise ince bir fırça yardımıyla rütuşlandı:

4. Aracın Camlarının Yeniden Yapılması:
Aracın çatlaklarla dolu orijinal camının takılması halinde kaportaya verilen emek boşa gidecekti. Ancak yapımında en çok zorlanılan bölüm de bu oldu.
Ön cam görece kolay yapıldı. Hafif kavisli bir plastik cam bulunarak şablonlar yardımıyla yerine uygun şekilde kesildi. Burada kullanılan malzemenin mika kadar kırılgan olmadığını ve kesilebildiğini belirtmeliyim. Arka liftback kapağın camının yapımı ise pek kolay görünmüyordu.
Başarısız olan elde büküm denemelerinden sonra camın kalıbının alınmasına karar verildi. Resimde solda orijinal cam, sağda ise kalıbı görülüyor:

Kalıbın üzerinden yumuşak bakır levha ile şablon çıkartıldı. Şablon daha sonra camların şeklinin çizilmesinde kılavuzluk yaptı. Kesilen düz camlar daha sonra kalıp üzerinde buhar tutularak şekillendirilmeye çalışıldı. Sonuca ulaşabilmek için birçok deneme yapıldı:

Kaportaya en yakın uyumu gösteren numune elde edildi:

Daha sonra camlar tavana yapıştırıldı. Arka camın yapıştırılması birkaç aşamada gerçekleştirilebildi:

Camların son şekli tatmin edici oldu:

Yan camlar da yapıldıktan sonra aracın tavanı içten siyah levha ile kaplanarak işlem tamamlandı:

5. Sonuç:
Modelin motor kapağı üzerinde yer alan ancak kenarları ve boyası aşınmış olan sarı lacivert çıkartma uygun tonda gazlı kalem kullanılarak rütuşlandıktan sonra istenilen görünüme ulaşılmış oldu:



Sonuçta üzerine basılmış ve çoğu kişinin çöpe atacağı bir araba vitrinde sergilenebilecek hale getirildi. Bu özellikte bir aracı tekrar geri kazanabilmek için 110-150 Euro + Kargo ücretini göze almak ve uzunca bir süre de beklemek gerektiği düşünülünce bunun yerine çok daha düşük bir harcama ancak epeyce işçilikle geri kazanılmış oldu. Manevi değeri de göz önüne aldığımızda değdiği anlaşılabilir.
Proje tamamlandı.